ALES’te 65 Puan İyi Midir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme ALES’te 65 Puan: Sadece Bir Sayı Mı? Türkiye’de akademik kariyer yapmak isteyen pek çok kişi için ALES (Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı), önemli bir engel olmanın ötesinde, kariyerin yönünü belirleyecek bir dönüm noktasıdır. Ancak, ALES’te 65 puan alındığında bu puan gerçekten “iyi” midir? 65 puan, kişisel hedeflere ve akademik kapasiteye göre değişkenlik gösterse de, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi faktörlerle birleştiğinde bu puanın ne anlama geldiğini daha net bir şekilde anlayabiliriz. Ben de İstanbul’da yaşayan, 29 yaşında bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, sokakta,…
Yorum BırakYeşil Hikaye Bahçesi Yazılar
Saça Paket Atma Ne Kadar Sürer? Felsefi Bir Perspektif Sabah bir kuaföre oturduğunuzu hayal edin; ellerinizde derin bir merak vardır: “Saça paket atma ne kadar sürer?” Bu sorunun yüzeydeki cevabı saatler ile ölçülebilir, ama felsefi bir perspektifle bakıldığında zaman, algı, değer ve deneyimle iç içe geçer. Bir kimsenin saçına uygulanan paket, sadece fiziksel bir işlem değil, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji açısından yorumlanabilecek bir süreçtir. İnsan varoluşunun küçük ama dikkat çekici bu ayrıntısı, bize zamanın, bilginin ve değer yargılarının nasıl birbirine dokunduğunu düşündürür. Ontolojik Perspektif: Paket ve Saç Üzerinde Varlık Ontoloji, varlığın ne olduğunu ve nesnelerin nasıl bir “gerçeklik”…
Yorum BırakGeçmişin Tatları: Kadayıf ve Pekmez Üzerine Tarihsel Bir Yolculuk Tarih, sadece olayların kronolojisi değil, aynı zamanda bugünü anlamamız için bir mercek işlevi görür; geçmişteki küçük bir lezzet tercihi bile toplumsal, ekonomik ve kültürel bağlamları keşfetmemize olanak tanır. Kadayıf tatlısına pekmez sürülüp sürülmemesi meselesi, yüzeyde basit görünse de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüz mutfak pratiklerine uzanan bir kültürel ve tarihsel öyküyü ortaya koyar. Orta Doğu ve Anadolu’da Tatlı Kültürünün Doğuşu Kadayıf, tarihsel kaynaklara göre 15. yüzyıldan itibaren Osmanlı mutfağında belgelenmiş bir tatlıdır. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde 17. yüzyıl İstanbul’unda kadayıf ustalarından söz edilir; bunlar şehrin farklı semtlerinde hem ince tel kadayıf hem de…
Yorum BırakPassive Mode Nedir? Bir Hedefe Gitmenin Yavaş Yolu Passive mode ya da Türkçesiyle “pasif mod”, internette, teknolojide, hatta bazen sosyal hayatımızda sıkça duyduğumuz bir kavram. Herkesin biraz kafasında bulanık olsa da aslında ne anlama geldiği gayet net. “Pasif modda olmak” demek, bir şeyleri yapma güdüsünden veya eyleme geçmekten kaçınmak, yani bir şeylerin olmasına izin vermek, ama onları aktif olarak yönetmemek demek. Kısaca, hayatın kararsız, yani ‘belki’ aşamasında takılmak. Tam olarak bu yüzden, bazen çok çekici, bazen de tehlikeli olabilir. Peki ama bu terimi ne zaman duymaya başladık? “Pasif mod” birçok farklı bağlamda karşımıza çıkıyor: dijital dünyada, ilişkilerde, iş hayatında ve…
Yorum BırakBulmacada Söylev Nutuk: Felsefi Bir Keşif Yolculuğu Bir insanın yalnız başına bir oda dolusu kitapla oturduğunu hayal edin. Kitapların arasında, “Söylev” ve “Nutuk” kelimeleriyle işaretlenmiş bir bulmaca duruyor. Bu bulmaca, sadece kelimeleri bir araya getirmek değil; aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden düşünmeyi de gerektiriyor. Biz, insan olarak bilginin sınırlarını, doğruyu yanlıştan ayırma çabamızı ve varoluşun anlamını sürekli sorguluyoruz. Peki, bu bağlamda etik ikilemler, bilgi kuramı ve ontolojik sorular, basit bir bulmacayı nasıl felsefi bir laboratuvara dönüştürebilir? Söylev ve Nutuk: Kavramsal Tanımlar Söylev: Genellikle bir topluluğa hitaben yapılan, öğüt veya öğreti amacı taşıyan uzun konuşma. Retorik ve ikna edici…
Yorum BırakKüçük Gitarlara Ne Denir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Müzik dünyasında sıkça karşılaştığımız, özellikle çocuklar ve küçük eller için tasarlanmış gitarlar genellikle daha küçük boyutlara sahip olur. Ancak, bu küçük gitarlara “mini gitar” ya da “yarım boy gitar” gibi adlar verilirken, aslında onlara verilen isimlerin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle olan ilişkisini daha derinlemesine incelemek, farklı bakış açılarını açığa çıkarabilir. İstanbul’da yaşayan, sivil toplum alanında çalışan bir kişi olarak, sokakta, toplu taşımada veya iş yerinde gözlemlediğim pek çok küçük gitar olayına, bu bağlamda farklı bir gözle bakıyorum. Bu yazıda, küçük gitarlara verilen isimlerin sadece fiziksel…
Yorum BırakHabertürk Kime Ait? Günümüz Medyasının Gerçek Sahipliği ve Gücü — Medyanın Gücü: Habertürk’ün Sahibi Kim? Hepimizin hayatında belirli bir yere sahip olan medya organları vardır. Kimimiz sabahları kahvaltı yaparken TV izler, kimimiz de akşamdan kalma bilgisayar ya da telefon ekranımızda haberleri takip ederiz. Ve tüm bu medya organlarının bir sahipliği vardır. Peki, Habertürk kime ait? Gündemde sıkça yer bulan bu medya kanalının arkasındaki isim ya da grubu kim? Bu sorunun cevabını verirken, hem tarihsel bir perspektif hem de günümüz ekonomik ve medya dinamikleri ışığında bir inceleme yapalım. — Medyanın Temel Yapısı ve Sahiplik Modeli Medya organlarının sahibi kimdir sorusunu sormadan…
Yorum BırakBir gün yürüyüş yaparken dizime hafif bir ağrı çöktü. Daha önce bir yerde okumuştum: insanlar bazen dizlerine Kinesio bant takıyorlardı. Merak ettim; bu bantları neden kullanıyoruz? Fiziksel yaralanmalarla mı sınırlı? Yoksa insan davranışlarının derinliklerinde, bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim boyutlarında izleri var mı? Kinesio bant, fiziksel faydalarının ötesinde psikolojimizle nasıl ilişki kuruyor? Bu yazıda bu soruyu kurcalayacağız. Kinesio Bant: Tanım ve Psikolojik Altyapı Kinesio bant, elastik yapısıyla kas ve eklem desteği sağlamak için cilde uygulanan özel bir bant türüdür. Sporculardan günlük kullanıcıya kadar geniş bir yelpazede kullanılır. Fiziksel açıdan yaralanmaları destekleme iddiası varken, psikolojik süreçlerdeki rolü de giderek araştırılıyor. Peki…
Yorum BırakAkkusativ Nasıl Bulunur? Farklı Yaklaşımlarla Bir Bakış Dil öğrenmek, özellikle bir yabancı dilde doğru dilbilgisel yapıları öğrenmek, hem zihinsel bir çaba hem de bir keşif yolculuğu gibidir. Bu yolculuk sırasında bazen mantık, bazen de duygusal anlık sezgiler devreye girer. Benim için de Almanca dilinde Akkusativ kullanımı üzerine düşündüğümde bu iki bakış açısı sık sık karşılaşıyor. Konya’da yaşayan, mühendislik ve sosyal bilimlere meraklı bir insan olarak, hem mantıklı hem de insani bir bakış açısıyla Akkusativ’in nasıl bulunduğunu anlamaya çalışıyorum. Akkusativ Nedir ve Neden Önemlidir? Akkusativ, Almanca dilbilgisinde nesne halidir ve bir cümlenin doğrudan nesnesini işaret eder. Eğer bir fiil, bir nesne…
Yorum BırakBaşörtüsü ve Irak: Edebiyatın Aynasında Toplumsal Dokular Edebiyat, çoğu zaman gerçekliğin bir yansıması değil, onunla kurulan diyalogdur. Sözcükler birer ayna görevi görür; semboller aracılığıyla görünmeyeni görünür kılar, göz ardı edilenleri görünür hale getirir. Irak’ta başörtüsü zorunluluğu gibi politik ve toplumsal meseleleri edebiyatın merceğinden okumak, yalnızca bir yasal düzenlemeyi değil, bireysel kimlik, özgürlük ve anlatı teknikleri üzerinden toplumsal hafızayı da kavramaya olanak sağlar. Peki, bir roman karakterinin örtüsü, bir şiir dizesinin ritmi veya bir öykünün mekân betimlemesi, bu sorunu nasıl şekillendirir ve bize hangi perspektifleri sunar? Edebiyatın Toplumsal Sorumluluğu: Metinler Arası Diyalog Başörtüsü meselesi sadece bir giyim tercihi değil; aynı zamanda…
Yorum Bırak